18 Aralık 2014 Perşembe

DURUM..

2015  Genel seçimlerine az bir süre kala, İstanbul CHP İl Başkanı'nın, milletvekili adayı olmak istemesi gerekcesiyle istifa etmesiyle boşalan İl Yönetimine, bu seçimleri yönetecek yeni bir yönetim ve başkan atamasının son süratle yapıldığını gördük.   Öyle enlaşılıyor ki, bu atama çok daha öncelerden planlanmış. Zira kamuoyunda pek tartışılmadan, ...eski başkanın istifa edeceğini öğrendiğimiz gün, Murat Karayalçın'ın atanacağı ilan edildi. Öncelikle bu yöntemi doğru ve demokratik bulmuyorum. Nedenlerine gelince ; 1943 doğımlu (71 yaş)  Sayın Karayalçın'ın CHP' de ve sol cenahta daha önce yapmış olduğu görev se sorumluluklara bakarak bir ''tenzili rütbe'' olarak görülebilr. 1978-79 yılları arası, Köyişleri Bakanlığı Müsteşar yardımcılığı, 1981-91 arası KENT-KOOP Başkanlığı, 1991-93 yılları arası Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı,11.Eylül.1993'te 4.Olağan Kurultay'da SHP Genel Başakanlığı ve 1994-95 yılları arası, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı gibi önemli makam ve mevkiilerde bulunmuş bir değerli Sosyal-demokrat şahsiyet. Daha sonraki süreçte de, benim de İzmir delegasyonunda bulunduğum, 9-10 Eylül/ 1995, 27.Olağan Kurultayda,CHP Genel Başkanlığı seçiminde Deniz Baykal'a kaybettiğini,1999 yılında, Ankara Büyükşehir Bld.Bşk.lığı seçimleri kaybettiğini, aynı yıl yapılan, 9.Olağanüstü Kurultayda bir kez dah Genel Bşk.lık seçimini kaybettiğni hatırlıyorum. 2002 yılında ise, CHP'den ayrılıp, ''Sosyal Demokrat Halk Partisi'' ismiyle,Fikri Sağlar ve ekibiyle birlikte bir parti kurup, yine Ankara Büyükşehir Bld. Başk.lığına aday olduğunu, akepenin değirmenine su taşıdığını ''hatırlamak bile istemiyoru.''
Deniz Baykal'ın bir Parelel-CIA operasyonuyla, partiden uzaklaştırılmasından sonra, 2012-14 yılları arasında Parti meclisi üyeliğine seçildiği de herkezce malum. Siyasette geçirdiği 40 yıllık engin deneyimlerinin değerlendirilmesi açısından Parti Meclisi,MYK,Danışma Kurulu vs. gibi makam ve meclislerde görev alması eyvallah ama, ''Gezini Sesi olacağım'' iddiasıyla, İstanbul gibi çoksesli bir metropol'e İl Başkanı olara atanmasını ciddi bir hata olarak değerlendiriyorum. Bence, ''Gezinin Sesi, ancak Gezinin içinden'' çıkar. Cumhuriyet tarihinin en önemli toplumsal eylemi olarak tarihe geçen Gezi olayları, bence gerekli toplumsal önderlik ve rehberlik yapılamadığından, amacına ulaşamadan, karşı devrimci güçler tarafından pasifize edilmiştir. Atatürk ve Cumhuriyetimize yapılan saldırılara karşı, insanların laik ve çağdaş yaşam biçimlerine müdahale ederek, özellikle yeni kuşağın doğa ve çevre bilincini hafife alarak, faşist ve baskıcı yöntemlerini zorla dikte etmeye çalışan bir siyasi oluşuma karşı, kendiliğnden oluşan bu harekete, ancak ve ancak bu ruhtan ve kuşaktan bir seçilen bir lider önderlik edebilir. Üniversite yıllarında ''Sağcı Öğrenci Derneklerinde'' çalıştığını ve Bozkurt rozeti takdığını kendisi söyleyen,68 kuşağına göre bile yaşlı sayılabilecek ve muhtemel ki, önümüzdeki  kurultaylarda tekrara Genel Başkan adayı olmaya çalışacak bir İl Başkanı, ne Gezi Ruhuna önderlik edebilir, ne de CHP -İstanbul'u yönetebilir..!   EMİN BALTAŞ.

14 Aralık 2014 Pazar

ETME - BULMA DÜNYASI.

DURUM..
İktidarın ''Paralel Devlet'' diye isimlendirdiği, önderliğini ve misyon şefliğini Fetullah Gülen isimli eski bir müftünün yaptığı tarikat operasyonunu s...abahtan beri, gerek TV'lerden, gerekse internetten takip ediyorum. Çoğunlukla da yandaş tv'leri Samanyolu Haber'den izliyorum.Çünkü kesintisiz ve canlı yayın yapıyor. Pişkinliğin bu kadarına ''Pesss'' doğrusu...Neler-neler söylüyor,anlatıyorlar..Bütün cemaat, hep birden demokrat oldu, hukukun üstünlüğünü savunur oldular..Uzaydan, bu gün Dünyaya gelen bir insan olsa, bunları dinleyip, siyasi bir tercih yapsa, anında Cemaatci olur.
Ama, bir taraftan da, çaktırmadan, belaltına vuruyorlar.Canlı yayında operasyonlar ilgili yorum yaptırmak için ekrana çıkardıkları bir (yandaş) doçent; bu gün cemaate yapılan hukuksuz uygulamaların Cumhuriyet tarihinde örneği görülmemiş haksız ve mesnetsiz uygulamalar olduğunu iddia ederek, benzer bir uygulamanın, Cumhuriyet öncesi, yıkılmak üzere olan Osmanlı'nın son dönemlerinde, İttihatcıların benzer uygulamalar yaptığını iddia ediyor. Bu benzetme ve özdeşleştirmeyle, güya, kendilerine yapılan hukuksuzluğun başka bir örneği olmadığını iddia ediyor, bir taraftan da, çökmüş-köhne Osmanlı zihniyetine karşı savaşan, Ülkeyi İngiliz-Fransız vs. emperyalizmine kayıtsız şartsız teslim eden, Kuvvai-milliyecileri vatan haini ilan eden Saltanata karşı ölümüne savaşan, çağının Devrimcisi, Cumhuriyetimizin kuruluş tohumlarını eken KUVVACILARI aşağılamak istiyor, aklı sıra..
Bre densiz, beyinsiz; adama sormazlar mı, 80 yaşında İlhan Selçuk, sabah 5'te evinden alınırken nerdeydiniz.? Kemoterapi tedavisi gören, kanser hastası kadın,Türkan SAYLAN hocam, hiçbir suçu yokken, sırf kadın haklarını ve Cumhuriyet değerlerini savunduğu için, sabahın 5'in de apar-topar alınırken hangi gezegendeydiniz.? Allahtan da mı korkmuyorsunuz bunları görmezden gelirken..Sizin inançlarınız sadece tarikat-cemaat ve yandaşlarına rant üretmek, mal-mülk-servet-gazete-üniversite-dersane vs. türü değerler üretmek için mi çalışıyor.!

Eeee...Türkan Hoca da, İlhan Selçuk da söylemişti.: Demokrasi birgün herkeze lazım olacak...
İşte o günler geldi..Ve bizler bugün size uygulanan haksız ve hukuksuz eylemlere KARŞI duruyoruz. Onaylamıyoruz...
Bir gün gelecek, ayni ''Demokrasi, başkalarına da'' lazım olacak..
Emin BALTAŞ