BU DÜNYA
SANA DA KALMAZ.
İnsanoğlunun, son 2000 yılda oluşturduğu yada ‘’tanımladığı’’ Evren tanımı, son 50
yılda değişti. Buna bağlı olarak Dinler
ve Tanrı anlayışı da değişti. Çok basit bir örnek verecek olursak bu gün, Hıristiyan
Katolik Kilisesi ‘’Dünyanın döndüğünü’’
artık kabul ediyor. Zamanında bu iddiayı ortaya atanları Engizisyon
mahkemelerinde idam edenler, gerçeği nihayet gördüler. (Ama İslamiyet’te böyle
bir şey olamaz, zira sorgulama YASAKTIR.)
Yunanlı Bilgin Aristoteles’in
Ay tutulmasının, Dünyanın Güneş ile Ay
arasına girmesinden kaynaklandığını fark etmesinden, (M.Ö.-340 Yılı) Polonyalı Rahip ‘’Kopernic’in’’ ; Güneş yerinde sabit,
Dünya- Ay ve gezegenler onun etrafında dönüyor (M.S.-1514) iddialarının tamamı
eskidi.
Özellikle Newton’un ‘’kütle çekim yasasını’’ ispatından
sonra, Fizik-Kimya ve astroloji çok hızlı gelişti. Edwin
HUBBLE denilen bir bilim insanının,
1929 yılında oluşturduğu bir Teleskop ile yaptığı gözlemler, o zamana kadarki
bütün bilgileri eskitti. Bilim adeta güncellendi. İçinde bulunduğumuz ‘’Samanyolu Galaksisinin’’ evrenin
küçük bir parçası olduğunu, bunun gibi evrende ‘’Milyarlarca’’ galaksi
bulunduğunu gözlemledi-keşfetti.
Devamında, Newton’un Mutlak uzayın olmadığını, Evrenin ‘’Büyük Patlamayla’’ oluştuğunu, Uzay
ve zamanda ‘’yanılsama’’ olabileceğini ifade etmesi geldi. Einstein’ın ‘’E = MC2, yani: Enerji = Kütle
ve Işığın karesi’’ formülü, Evrende hiçbir
şeyin Işıktan hızlı hareket edemeyeceğinin ispatı, bütün bu buluşları
destekledi.
Başlangıçta bütün bilim insanlarının, ‘’Uzay ve zamanın’’ sonsuza kadar devam edeceğine inanılıyordu. Bu
düşünce son 50 yılda değişti. Başlaması olan her şeyin olduğu gibi, ‘’değişen
ve genişleyen bir evrenin de, sonlanan bir noktaya gelebileceği anlayışı
oluştu. Roger PENROSE, EİNSTEİN, Stephan
HAWKİNG gibi bilim insanlarının da aralarında bulunduğu önemli beyinler,
örtülü olarak da olsa, bunu savundular.
Bu noktaya gelinmesinde, ‘’Kuantum Fiziği’’ denilen bilimin, yani içe dönük sonsuzluğun son
yıllarda ulaştığı gelişmelerin etkisi olduğu kanısı hakim oldu. Madde ve Işık kavramlarında, sadece ‘’Din ve
Tanrı’’ ile izah edilebilinen bir çok noktayı aydınlattı Kuantum fiziği…
Bütün bunları niye sıraladım diyecek olursanız! Televizyonda, bir haber dikkatimi çekti.
İspanya’ yı 40 yıl Faşizimle yöneten
diktatör General Franko’nun
mezarının yeri değiştiriliyormuş. Mevcut yerinden alınıp, sıradan ve bilinmeyen
bir yere taşınacakmış. Anı ve anıt yapılanmaları da iptal edilecekmiş. Daha
kötü neler olacağı bilinmiyor. Açıklanabilenler bunlar… Yaaa, gördünüzmü.!
Ne demiş benim garip Anadolu köylüm; ‘’Koroslanma Padişahım,
senden büyük Allah var.’’
96 yıllık Cumhuriyetimizin bütün kazanım ve birikimlerini
talan edenlere, ‘’Kayıtsız şartsız Halka
teslim edilen’’ yönetimi ve iradeyi tek elinde toplamaya çalışanlara
duyurulur..!
Anlayana tabii..!
Emin
BALTAŞ. (09.10.2019)