13 Ekim 2019 Pazar
2002 yılında 102 milyon zeytin ağacına sahip ülkemizde 1,8 milyon ton zeytin üretimi varken, aradan geçen 17 yıllık süreçte ağaç sayısı 178 milyona ulaşmış ancak verim 1,5 milyon ton seviyelerine gerilemiştir. Tarım, doğal yaşamından ve organik yapısından uzaklaşınca gelişmiyor. Hatta daha da geriliyor. Hastalıklarla mücadele adına geliştirilen bir çok kimyasal ilaçlar, belki günü kurtarıyor ama geleceği karartıyor. O ilaçlar, sadece 'üretici firmalara'' kazandırıyor. Başka ...bir sorunda zeytini toplama yöntemleri ve zamanlamasında. Erken hasat, hem verimi düşürüyor, hemde agağcın doğal üretim sistemini bozuyor. Kısacası, zeytin tarımında müstahsil kaderiyle başbaşa bırakılmamalı. Merkezi bir planlama ve koordinasyon sitemleri oluşturulmalı. Bu işi mevcut ''TARİŞ'' yapamıyor. Üretici kooperatifi ünvanı olan bu kurum, Tüccar'ın oyuncağı olmuş durumda maalesef. Aksi halde, Antep fıstığı, fındık, mercimek vs. gibi, orijini Anadolu toprakları olan bir çok tarım ürünü gibi, Zeytini de ithal edeceğiz. Sonra da utanmadan ''paramız var, alabiliyoruz'' diye öğünecek yöneticilerimiz. (Emin Baltaş. 13.10.2019)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder